Welcome, visitor! [ Register | Login
















Granuloma İnguinale

Hastalıklar | 21 Aralık 2017

Donovanoz olarak ta bilinen granuloma inguinale daha çok az gelişmiş ülkelerde görülmektedir. Bakterilerin yol açtığı bir hastalık olarak tanımlanabilir. Bu alanlarda yetersiz kalan tedavi süreci de hastalığın seyrini olumsuz bir şekilde etkiliyor. Güney Amerika ve Afrika gibi ülkelerde sıklıkla rastlanan bu hastalık, gelişmiş ülkelerde çok nadir olarak görülüyor. Sadece ABD değerlendirildiğinde yılda 100 kişide bu tür bir hastalığın görüldüğü söylenebilir. Bunun yanında erkeklerde kadınlara göre çok daha fazla görülmektedir.

Hastalık ilk defa 1882 yılında Mc Leod tarafından tanımlandı. Sonrasında ise 1905 yılında Hidistan’da bir binbaşı olarak görev yapan Donovan yaptığı araştırmalarda bu hastaların ülserler karşısında lezyonlarından yaymalar tespit etmiştir. Bu hastalığın kaynağının bakteriyel olmasını ise 1943 yılında keşfedilmiştir.

Granuloma İnguinale Nedir?

İyi sınırlı bir kapsül ile çevrili olan yaralar, pleomorfik Gram bir basil olmaktadır. Fasulye biçimde ya da oval olan bu yumrukar, 1- 1,5 mm uzunluğunda olmaktadır.  Hücreler ikiye bölünerek çoğalmaktadır.  Hücrenin rüptüpe olması ile de 20 kadar organizma açığa çıkar.Ağrısız bir belsoğukluğu olarak tarif edilen bu hastalık, cinsel çıbanlar olarak ta tanımlanabilecektir. Ancak bu hastalıkta çıbanlar gelişir. Sonrasında ise iç ve dış dokuların tahribine neden olacak kan ve sıvı ifrazatı ortaya çıkaracaktır. Ayrıca hastalığın ortaya çıkardığı tahribatlar nedeni ile hastalar, farklı enfeksiyonlar ile de karşı karşıya kalabilir. Granuloma Türkçe karşılığı yumrulu bir iltihabik reaksiyondur. İnguinale ise karın altındaki bölgenin tarifi için kullanılır. Hastalık genel olarak bu bölgede görülmektedir. Bu hastalığı bulan araştırmacının ismi Donovan olduğu için hastalık bu isimle de bazı alanlarda anılabilir. Hastalığın ortaya çıkmasına neden olan organizmanın ismi ise Klebsiella granulomatis olmaktadır.

Granuloma İnguinale Belirtileri Nelerdir?

Bakteri temasının ardından 40 gün içerisinde küçük ağrısız yumrular oluşmaya başlar. Bakterinin bulaşmasının ardından aylar sonrasında enfeksiyon oluşacağı için anında anlaşılmayabilir. İlk olarak oluşan bu yumrular küçük çaplarda ve 2,3 mm civarında olmaktadır. Bazı durumlarda ağrısız bir şekilde kanayan ülserlerden oluşmakta ve sonraki aşamalarda kendiliğinden iyileşebilmektedir. İkinci evreye gelindiğinde ise 4 hafta içerisinde ağrılı, iltihaplı lenf hastalığı şeklinde belirtilerle ortaya çıkar. Sonraki aşamalarda ise bu yumrular patlar ve açık bir yaraya dönüşür. Bu aşamadan sonra ise sızıntılı yaralara dönüşen granuloma inguinale hastalığı, dokuları tahrip ederek artmaya devam eder. Baş ağrısı ve ateşte bu aşamalarda oluşabilir. Tedavi söz konusu olmadığında bakteriler bulaştığı dokuyu tamamen yok edebilecektir. Yaraların en çok görüldüğü alanların başında anüs, penis başı, vajina dudakları gelir. Çok nadir durumlar olarak ise rahimde ya da vajina duvarında da bu tarz yaraların görülme ihtimali bulunuyor.

Bu hastalığın en tehlikeli aşaması ise bulaşma tehlikesi olmaktadır. Açık yara halindeki yumrular çok kolay bir şekilde bulaşabilir. Bu nedenle hasta olan kişilerin vajinal, anal ya da oral ilişi önerilmemektedir. Bu aşamada olan hastalar için bulaşıcılık oldukça yüksek oranlarda olduğu için bulaşma riski çok fazladır. Bulaşması seksüel ilişki ile olmaktadır. Bu nedenle erkeklerde çok daha fazla görülebilir. Bunun yanında bağırsaklarda bulunduğunda kötü hijyenik koşullar nedeni ile de gelişebilen bu hastalık, nemli iklimlerde bulaşması daha da kolay olmaktadır.

Granuloma İnguinale Teşhis ve Tedavisi Nasıldır?

Bu hastalığın tanısının konulabilmesi için öncelikle hastanın cinsel geçmişi taranacaktır. Bunun yanında tecrübeli doktorlar yaraları gördüğünde hemen tanı koyabilirler. Doku örneği alınarak ve gerekli tahliller yapılarak hastalık için kesin tanı da konulabilir.

Tedavi aşamasında ise 3 haftalık bir tedavide tetracycline, strepromycin, eryhromycin kullanılacaktır. Eryhromycin penisilin tarzında bir antibiyotik olmaktadır. Strepromycin ise verem tedavisinde de kullanılan bir ilaç olmakta ve aminglikozid sınıfına ait bir antibiyotik kullanımıdır. Aynı şekilde tetracycline de bir antibiyotik olmakta ve bakterilerin büyümesini hem durdurmakta, hem de öldürmektedir. Pek çok enfeksiyon hastalıklarında tercih edilen bu ilaç cinsel yolla geçen hastalıklarda da kullanılabilir. 12 haftalık granuloma inguinale tedavisinde ise ampisilin tercih edilebilir. Bu en standart olarak tercih edilen tedavi metodu olmaktadır. Ampisilin ise idrar yolu enfeksiyonlarında, menenjit hastalıklarında da kullanılabilen bir ilaç olmaktadır. Genel olarak bakıldığında enfeksiyonun birinci haftada kaybolduğu gözlenmektedir. Ancak hastalığın tekrardan ortaya çıkma riski çok fazladır. Bu nedenle tedavinin belirli bir süre boyunca sürmesi çok daha sağlıklı olacaktır. Özellikle belirtilerin ortadan kalkması için klinik takiplerinin yapılması çok önemlidir. Tedavi süresi boyunca yaraların günde iki kez su ve sabun kullanarak yıkanması da çok önemlidir. Bir ya da iki ay süren tedavilerde ise ayda bir kontrollerin yapılması da gereklidir. Hastalık bulguları olduğunda cinsel partnerinde sorunlarla karşılaşmadan kontrollerinin yapılması söz konusu olabilir.

Gebelerde ise lincomisin önerilebilir. Penisilin hassasiyeti ile tedavi aşamasında oldukça faydalı olacaktır. Yeni tedavi çalışmalarında ise cotrimoxazol ön plana çıkıyor. Trimetoprim ve Sulfametoksazol kombinasyonunun günde iki kez olarak 10 ya da 15 gün süreyle kullanılması da önemlidir. İlacın alım süresi de klinik başarı ile doğru orantılıdır. Mikroskopik prepatta Donovan cisimcikleri kaybolması sağlanabilecektir. Lincomisin de penisilin duyarlılığı olan hastalarda kullanılmaz. Bu durumlarda ampisiline ile alternatif olarak iki hafta süre ile yapılan tedavi oldukça faydalı olacaktır. Ampisiline ile yapılan tedavilerde yüzde 85 oranın iyilişme sağlandığı gözlemlenmiştir. En doğru tedavi metodunu hekim önerileri ile yapılması daha sonuç odaklı olacaktır. Gerekli tahlillerin yapılmasının ardından, alerjik reaksiyonların öğrenilmesi ile çok daha başarılı bir şekilde tedavi süreci takip edilecektir. Tedavi süreci boyunca bulaşmaları önlemek adına da tedbirler alınması gereklidir. Bu nedenle dikkatli davranmak ve son derece bulaşıcı olan bu hastalığın tedavi sürecini takip etmek gereklidir.

 

Granuloma İnguinale Önleme Adına Neler Yapılabilir?

Antibiyotikler ile bu hastalık çok pratik bir şekilde tedavi edilebilir. Bundan dolayıdır ki, gelişmiş ülkelerde hastalık çok daha az görülmektedir. Hastalığın görüldüğü yerlerde cinsel ilişkiden uzak durmak gereklidir. Bunların dışında ise cinsel ilişkiye girilecek kişinin cinsel hastalıklar yönünden bir teste tabi tutulması da yerinde bir önlem olabilir. Kondom kullanımı da önlem olarak tercih edilebilir. Bulaşma yolu kesin olarak bilinemeyen Granuloma İnguinale hastalığı, lezyonun ortaya çıkışına kadar geçen süre 3 gün olabileceği gibi 6 ayda olabilir. 7 ile 30 gün arasında lezyonun çoğunluğu oluşur. Bu nedenle olguların yüzde 90’dan fazlası anogenetikal bölgede görülmektedir. Kadın hastalarda ise yüzde 75 oranındaki hastalarda labium majörde görülmektedir. Daha az oranlarda ise perianal bölgede oluştuğu söylenebilir.

En erken görülebilecek lezyonlar subkütan nodül, püstül, papül şeklinde oluşabilir. Bunların yanında bir ülser şeklinde de ortaya çıkabilir. Şiddetli kaşıntılar ile kendini gösterir. Bu alanda oluşan bu papüller deriden kabarık olur. Tepesi yassı olmakta ve birkaç gün içerisinde ülsere dönüşmektedir. Hastalık deri kıvrımlarında ilerlese de aylar sonra geniş bir alanı kaplayacaktır. Hastalığa bağlı olarak gelişe bilecek komplikasyonlar arasında lenfatik damarların etkilenmesi ortaya çıkabilir. Bunun sonucunda ise kadınlarda ödem şeklinde ortaya çıkar. Hastalığın önlenmesi adına tedbirler alınması çok önemlidir.

No Tags

258 total views, 3 today

  

Leave a Reply